Derin Ven Trombozu (DVT)

Derin Ven Trombozu Tedavisi

DVT(derin ven trombozu) nedir?

​Derin Ven Trombozu (DVT), vücudunuzda, genellikle de bacaklarınızdaki bir ya da daha fazla toplardamarın içerisinde oluşan bir kan pıhtısıdır (trombüs). Derin Ven Trombozu bacakta ağrıya neden olabilir ama genelde hiçbir belirti göstermez. Pıhtı dışarıdan görülmeyen derindeki toplardamarlardadır. Pıhtı kan akımını tam yada kısmen engelleyerek bacakta toplardamar kanının birikmesine yol açar. Dışarıdan görülebilen toplardamarlardaki pıhtı yüzeyel ven trombozu veya flebit olarak adlandırılmaktadır.

 

Derin Ven Trombozuna Neler Sebep Olur?

Genellikle toplardamar iç duvarında oluşan hasar neden olur. Bu hasar, fiziksel, kimyasal yada biolojik faktörlere bağlı olabilir. Nedenler arasında en çok; cerrahi, ciddi travma, inflammasyon veya bağışıklık sistemi yanıtı bulunur. Kan akımı, giderek yavaşlar, durma noktasına gelir. Bu durum en çok, cerrahi işlem sonrası yatak istirahati sonrası hastalarda gözlenir.

Bazen, doğumsal olarak gelişen pıhtılaşmaya eğilim sonucu (Faktör V Leiden gibi) ortaya çıkabilir.

Günümüzde, giderek artan bir neden de, hormon replasman tedavisi yada korunma yada tedavi amacı ile verilen doğum kontrol haplarıdır.

 

Önemi nedir?

DVT çoğu kez ağrısız olmakla beraber en önemli yanı oluşmuş olan pıhtının bulunduğu yerden kopup, kan akımı ile akciğer damarlarını tıkayarak ölüme neden olmasıdır. Bu durum akciğer embolisi olarak isimlendirilir. Acil bir durum olup, derhal tedavi edilmediği takdirde ölüme yol açabilir.

DVT unda pıhtı zaman içinde erise bile ki çoğu zaman tam olarak erimez- damarın içinde engeller, darlıklar oluşmasına ve kapakların bozulmasına yol açar. Bu durumda pıhtı oluştuktan yıllar sonra giderek artan bir şekilde bacaklardan dönmesi gereken toplardamar kanının akışı engellenip, damarlar içinde kan göllenmeye ve basıncı artmaya başlar. Bu durumda toplardamarlardaki yüksek kan basıncının dokulara zarar vermesi sonucunda bacakta şişme, ağrı, renk değişikliği ve bilekte yaralarla (venöz ülser) karakterize toplardamar (venöz) yetmezliği gelişir.Nadiren tıkanan toplardamar bacakta göllenen kanın boşalmasını engellemesi sonucunda bacak giderek şişer ve sonuçta atardamar dolaşımı bozularak bacakta gangren gelişir. Phlegmasia Cerulea Dolens ismi verilen bu durum bacağın kaybına neden olabilen tek toplardamar rahatsızlığıdır.

Böyle bir durumda hiç gecikmeden doktorunuza başvurun. Erken tanı ve erken tedavi sorununuzu büyük ölçüde çözecektir.

Derin Ven Trombozu (DVT) Tedavisi:

Derin ven trombozu tanısı konduktan sonra müdahale edilmezse ölümcül komplikasyonu olan akciğere pıhtı atması (Pulmoner emboli -PE) ve uzun dönemde DVT’a bağlı kronik venöz yetmezlik (KVY) (Post-tromboflebitik sendrom) ve pulmoner hipertansiyon ortaya çıkabilir. Bu nedenle tanı konar konmaz tedaviye başlanmalıdır. Tedavide hedef; akciğere pıhtı atmasını önlemek, varolan  pıhtının  ilerlemesini durdurmak, pıhtı olan damarlarda yeniden akımı sağlamak ve post-trombotik sendrom, pıhtı tekrarı, pulmoner hipertansiyon gibi geç komplikasyonların gelişiminin engellenmesidir. Tedavi seçenekleri arasında kan inceltici tedavi (antikoagülan  tedavi), trombolitik tedavi ve inferior vena kava filtreleri yer almaktadır.

Kan inceltici ajanlar (antikoagülanlar) derin ven trombozu tedavisinde  yaygın olarak kullanılmaktadır. Bunlar arasında heparin ve oral antikoagülan (OAK) sayılabilir. OAK arasında en sık kullanılan varfarin (Coumadin) isimli ilaçtır ve seviyesinin ayarlanması için düzenli kan takibi gerektirir. Yeni nesil antikoagülan ilaçlar (YOAK) geliştirilmiştir,ve bu ilaçların takibinde rutin kan düzeyi takibine ihtiyaç yoktur. 

Modern tıbbın gelişimi ile yeni yöntemler kullanılmaya başlamıştır. Erken derin ven trombozu olgularında günümüzde farmakomekanik tedavi yöntemi uygulanmaktadır. Bu yöntem; son yıllarda özel olarak geliştirilen damar içi pıhtı parçalayıcı kataterler ile damara girilerek pıhtının dışarı alınması yöntemidir. Bu işlem sonrasında pıhtı eritici ilaç salınımını sağlayan bir katater 24 saat damar içerisinde bırakılmaktadır.Bu yeni tedavi yöntemlerinde süre çok önemlidir. DVT oluştuktan sonra süre ilerledikçe pıhtı organize olup sertleşmekte ve yeni tedavi yöntemleri ile pıhtıyı tamamen eritmek mümkün olamamaktadır. İdeal süre ilk 30 gündür. Bu süreden sonra tedavi başarısı düşmektedir. Amaç hastanın hızla rahatlamasını sağlamak, pulmoner emboli riskini azaltmak ve uzun dönemde ortaya çıkacak komplikasyonları engellemektir. Bu yöntemlerle hastanın günlük hayata dönüşü daha hızlı olabilmektedir. Cerrahi olarak pıhtının çıkarılması (trombektomi) da güncel olarak daha az sıklıkla kullanılmasına rağmen bir seçenektir.

Bir not olarak da şunu belirtelim: Hastalığın ilk başlangıcından itibaren varis çoraplarının kullanımı önemlidir. Hem şişliğin azaltılmasında hem de uzun dönemde kalıcı hasarın engellenmesinde faydalıdır.

Derin Ven Trombozu (DVT)