Skleroterapi (Köpük) Tedavisi

Skleroterapi bacak varislerini tedavisinde kullanılan bir enjeksiyon tedavisinin adıdır. Damarların büzüşmesine ve daha sonra vücut tarafından absorbe edilmesi ile sonuçlanan çok ince iğneler ile damarın içine sklerozan madde verilmesi işlemidir. Varisli veya istenmeyen damar kalıcı olarak yok olur.

Hastaların %90’ dan fazlası bu işlemden fayda görür. Tedavi seansları bir veya birkaç seanstan oluşur. Tedavi araları belirlenir. Tedavi gören kişi aynı gün işlerine dönebilmektedir. Hasta girişim sonrası yürüyerek evine gidebilmekte, araba kullanabilmektedir.

Skleroterapi uygulamasını kabul etmiş olan çoğu hasta, iğnelerin aslında ne kadar ağrısız ve acısız olduğunu farkettiklerinde çok şaşırmışlardır. Küçük bir çimdikleme yada sinek ısırığı hissedilmektedir ve genellikle hissedilen bununla sınırlıdır. Bazen iğneden sonra hafif bir yanma hissedilebilir, ancak bu yanma çok hızlı bir şekilde azalır ve yok olur.

Yan etkiler nadir olsa da görülebilir. Allerjik reaksiyon son derece nadirdir. Verilen ilacın damar dışına sızması renk değişikliğine yol açabilir. Tedavi sonrası bu bölgede oluşan morluklar ve şişlikler geçicidir. Kullanılan solüsyonların cinsine göre değişmesine karşın, damarlar boyunca hafif kaşıntı yaşanabilir. Hastaların bir kısmında uygulamadan sonra damarlar koyulaşmaktadır. Bu koyuluklar genellikle 10 – 14 günde ortadan kalkmaktadır. Çok az durumlarda bu koyuluklar 4 -12 aya kadar devam edebilmektedir.

Ayrıca eğer gerekli ise varisli safen venine uygulanması şu şekilde olur: Diz seviyesinden ultrason ile varisli safen veni bulunur ve iğne ile girilir. Daha sonra bu iğnenin içine ince uzun kateter sokulur. Kasık bölgesindeki damara kadar uzatılır. Ultrason altında kasıktaki damara ve dize kadar olan varisli damar içine köpük sıkılır. Sonra damar içindeki bu köpük damarın içini bozar ve damar bacağın içinde kurutulmuş olur.

Skleroterapi ile yok edilen varisler tekrarlamazlar. Ancak bazı hastalarda seneler icinde yeni kılcal damar çatlamaları meydana gelebilmektedir. Fakat bunlar daha önceki kılcal damar çatlamalarının geri dönmesi olarak anlaşılmamalıdır, bunlar sonradan oluşabilecek yeni varislerdir

Tedavinin başarısı operatörün becerisi, damarın büyüklüğü, sklerozan solüsyonu konsantrasyonu ve işlemden sonraki bakım ile ilişkilidir.

Lazer ile Varis Ameliyatı

(Endovenöz Lazer Ablasyon-EVLA)

Varisli damarların cerrahi yöntemler ile bacaktan çıkarılarak yapılan tedavinin yerine uygulanan bu yöntemde, kaçak yapan damarın ameliyat yoluyla parçalar halinde dışarı alınması yerine, damar içine anjiyo gibi girilerek lazer enerjisi ile hasarlı kapağın damar içinden kapatılması esasına dayanmaktadır. Bu işlem sonrasında lazerle kapatılan varisli damardan artık dokuların içine kan kaçağı oluşmaz. Kapatılan bu damar da vücut tarafından zamanla yok edilir.

Bu yöntemin klasik ameliyata (stripping) göre avantajları vardır: • Hasta aynı gün taburcu olur ve günlük aktivitelerinden geri kalmaz. • Cerrahi bir işlem olmadığından dikiş ve yara izi yoktur. Sadece iğne deliği kadar bir alandan girişim yapılır. • Cerrahiye kıyasla daha yüksek başarı ve daha az tekrarlama oranı.

Ancak şunları unutmamak gerekir. Bu pahalı bir yöntemdir ve tecrübeli bir ekip tarafından ameliyathane şartlarında yapılır. Ayrıca daha sonra yüzeydeki kılcal damarlar için köpük tedavisi gerekir. Yani kılcal damarlara etki etmez. EVLA uygulanan birçok hasta aslında köpük uygulaması ile başarı ile tedavi edilebilir. Buradaki nüans doktorunuzun uzmanlığı ve tecrübesidir.

Yapıştırı ve ya Zamk ile Varis Ameliyatı

Ameliyatsız tedavi yöntemi olan “yapıştırıcı – zamk” yöntemi, varis tedavisinde günümüzde, oldukça başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Uygulama, tıbbi bir yapıştırıcı maddenin varisli damarlara enjekte edilerek, damar duvarlarının birbirine yapıştırılması sağlanarak, o damarların ortadan kaldırılması olarak özetlenebilir. Yapıştırıcı, bir katater (ince bir tüp yani boru) yoluyla hastalıklı yani varisli damar içine yerleştirilir. Sonrasında damar kapanır ve kan akışı doğal olarak, bacaktaki diğer sağlıklı damarlarla sağlanır.

Uygulama her ne kadar kolay bir uygulama gibi görünse de, aslında başarısı tamamen maddenin kalitesine ve uygulayan doktorun becerisine ve yeteneklerine bağlıdır. Bu alanda uzmanlaşmış ve el becerisi iyi olan bir doktorun uygulamasıyla, çok daha kısa zamanda, minimal bir ağrı hissi ile varislerinizden kalıcı olarak kurtulabilirsiniz.

Ancak şunu unutmamanız gerekir ki, bu yöntem aynen lazer ile ameliyatta olduğu gibi büyük damarlara uygulanabilmektedir ve özellikle görsel rahatsızlık veren küçük damarlara gene skleroterapi (köpük) yapılması gerekebilir.

Endovenöz radyofrekans ablasyon-RFA ile Varis Ameliyatı

Varisli damarın bacak içinde kurutulmasıdır. Aynen damar içi lazer uygulaması gibidir. Farkı, lazer yerine ses dalgalarının enerjilerinden yararlanılır.

Cerrahi Ameliyat

Genel veya belden yapılan anestezi eşliğinde varisli damarın bacağın belirli bölgelerine kesiler yapılarak vücud dışına çıkarılması işlemidir. Anestezi gerektirmesi ve içerdiği kanama ve enfeksiyon gibi riskler nedeni ile çok tercih edilmemektedir. Estetik kaygı yaşayan hastalara kesi izinden dolayı çok uygun değildir. Yoğun çalışan hastalar diğer yöntemlere göre bu yöntemle günlük aktivitelerine daha geç döneceklerinden bu kişiler için de uygun değildir. Ayrıca varisin tekrar oluşma riski diğer yöntemlere göre fazladır.

KIlcal Damarlar için Radyofrekans Yöntemi

Sistem radyo dalgalarını oluşturan bir jeneratör cihaz ile bunun dokulara iletildiği iğnelerden oluşmaktadır. Prensipte deriye batırılan çok ince iğneler (ortalama 0.1 milimetre) yolu ile iletilen radyo dalgalarının etkisiyle oluşan ısı ile kılcal damarlar koagule edilerek kapatılır. Genelde 0.9 mm kadar olan kılcal damar varisler (telenjektaziler), bilek,diz ve yüz gibi yerlerdeki varisler ve herhangi bir cilt tipinde oluşmuş kılcal damar varisleri etkili bir şekilde tedavi edilebilir. Özel bir hazırlık ya da anestezi gerektirmeden iğne büyüteç altında varis üzerine yaklaşık 1 mm aralıklarla batırılarak ayak pedalı yardımı ile atış yapılır. Böylece aralıklı iğne batırılarak varis olan damar tedavi edilmiş olur. Tedavi genelde ağrısızdır. Bir seansta (30-60 dakika) kılcal damarların yaygınlığına göre değişmek üzere tedavi tamamlanabilmekte ya da seanslar halinde yapılmaktadır.

Eğer kalp pili varsa, nikel alerjisi varsa ya da işlem yapılacak alanda enfeksiyon varsa bu yöntem uygulanmaz.

Uygulamanın ilk anlarında varislerin üzerinde kırmızı kabarıklıklar oluşur. Ve bu kabarıklıklar bir hafta içinde kabuklanıp, birkaç hafta sonra varislerin kaybolmuş olduğu normal deriye döner. İşlemden sonra sargı ya da bir ilaç kullanımı gerekmediği gibi, günlük hiçbir aktiviteyi kısıtlayacak durum oluşmaz. Diğer lazer tedavilerinde olduğu gibi güneş ışığından sakınmaya da gerek yoktur. İşlem çok iyi tolere edildiğinden, lokal anestezik pomat gereksinimi de yoktur. Mevsim kısıtlaması olmadan bütün bir yıl boyunca uygulanabilir. Allerji, pigmentasyon, yanık gibi yan etkiler görülmez. Etkisi uygulama esnasında derhal görülür. Dokunulduğu anda damar kaybolur, bir varis için tek seans genellikle yeterli olmaktadır, bazen ise seans tekrarlanabilir.

Halaskargazi Caddesi

Kuran İş Merkezi No:145 Kat:5

Şişli-İstanbul

Atatürk Müzesi karşısı, LC Waikiki üstü

+90 551 656 56 97
  • Facebook Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • YouTube Social  Icon
  • Instagram Social Icon
  • LinkedIn Social Icon

Pazartesi - Cuma      10:30  - 17:30
Cumartesi                  10:30  - 16:30

Pazar                           Kapalı

COPYRİGHT © 2016 DrOG Varis ve Hemanjiom Kliniği